YARGITAY KARARLARI IŞIĞINDA DÜŞÜK GÖSTERİLEN MAAŞ SEBEBİYLE İŞ AKDİNİN FESHİ

GİRİŞ:

İş sözleşmesi, taraflara borç yükleyen özel hukuk anlaşmasıdır. Taraflardan birinin bu sözleşmeyi sona erdirmek karşı tarafa irade beyanında bulunması, iş sözleşmesinin feshi anlamına gelmektedir. İş sözleşmesinin feshi 4857 sayılı iş kanununda düzenlenmektedir. İş akdinin feshi kanunda taraflar bakımından haklı fesih ve haksız fesih olarak düzenlenmiş olup işbu yazımızda işçi işveren arasında sıkça yaşanan uyuşmazlıkların haklı fesih sebebi sayılıp sayılmadığını Yargıtay kararları ışığında inceleyeceğiz.

1- DÜŞÜK GÖSTERİLEN MAAŞ SEBEBİ İLE İŞ AKDİNİN FESHİ

Düşük maaş gösterilip, yüksek ücret almam haklı fesih sebebi midir?

4857 sayılı iş kanunumuzun 63. Maddesi  Genel bakımdan çalışma süresi haftada en çok kırkbeş saattir. Aksi kararlaştırılmamışsa bu süre, işyerlerinde haftanın çalışılan günlerine eşit ölçüde bölünerek uygulanır.” Demektedir.

Yine 4857 sayılı iş kanunumuzun iş akdinin feshi ile ilgili, işçinin derhal fesih yapabileceği durumlar kanunun 24. Maddesinde sayılmıştır. Maaşınızın düşük gösterilmesi, hak edişlerinizin bu yüzden düşük olması 24. Maddenin e) bendinde açıklanmıştır;

İşveren tarafından işçinin ücreti kanun hükümleri veya sözleşme şartlarına uygun olarak hesap edilmez veya ödenmezse, işçi haklı sebeple derhal hizmet sözleşmesini fesih edebilir.” denmektedir.

Bu gerekçeler iş akdi fesih edilirken dikkat edilmesi gereken başlıca hususlar şunlardır;

*İş akdinizi fesih ederken, iş kanununa göre durumun işverene noter vasıtası ile ihtar edilmesi gerekir.

*İhtarınızda mutlaka hangi gerekçe ile akdinizi fesih ettiğiniz ve fesih şekliniz belirtilmelidir.

*İhbar öneli kullanarak sözleşmenizi fesih edebileceğiniz gibi, derhal fesih şeklinde sözleşmenizi fesih edebilirsiniz.

*İhbar öneli fesih halinde ihbar süreniz kadar çalışmayı kabul etmiş olursunuz. Derhal fesih halinde ihbar önelini dikkate almadan hemen işten ayrılabilirsiniz.

*Derhal fesih halinde kıdem tazminatınız ödenmek zorundadır. İhbar öneli fesih halinde ihbar ve kıdem tazminatınız işveren tarafından ödenmek zorundadır.

YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ 2017/7955 E., 2017/20925 K.

Mahkemece, SGK kayıtlarına itibar edilerek davacının asgari ücretle çalıştığı kabul edilmiş ise de, iş yerinde pres operatörü olarak çalışan davacı 6.5 yılı aşkın kıdeme sahiptir. Vasıflı işçi durumunda olan ve uzun süre kıdeme sahip bir işçinin bu ücretle çalıştığının kabulü hayatın olağan akışına aykırıdır. Bu nedenle emsal ücret araştırılması yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.

YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ 2015/27995 E., 2019/ 48 K.

İşçinin sigorta primlerinin hiç yatırılmaması veya eksik bildirilmesi, sosyal güvenlik hakkını ilgilendiren bir durum olsa da dairemizin 1475 sayılı kanun döneminde istikrar kazanmış olan görüşü, 4857 sayılı iş kanunu döneminde de devam etmekte olup, sigorta primlerinin hiç yatırılmaması, eksik yatırılması veya düşük ücretten yatırılması hallerinde de işçinin haklı fesih imkanı vardır.

Somut uyuşmazlıkta, davacı sigorta primine esas kazancının düşük gösterildiğini ve bu durumun düzeltilmesini istediğinde iş akdinin 31.12.2013 tarihinde feshedildiğini, iş akdinin feshedilmesine rağmen 13.01.2014 tarihine kadar çalışmaya devam ettiğini iddia ederek ödenmeyen tazminat ve işçilik alacaklarını talep etmiş, davalı ise davacının işyerini terkettiğive 13.01.2014-20.01.2014 tarihleri arasında devamsızlık yaptığı savunmasında bulunmuştur.

 

Davacı işçi, fazla mesai ücretinin ödenmemesi ve fazla mesai yönünden eksik sigorta primi ödenmesine bağlı olarak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 24/II-(e) maddesine göre haklı nedenle iş akdini feshettiğinden, kıdem tazminatı talebinin kabulü gerekirken reddi bozmayı gerektirmiştir.

Dolayısıyla, 4857 sayılı Kanunun 24.maddesinde işçinin maaşının resmi olarak düşük gösterilmesi haklı sebeple fesih halleri arasında yer almamasına rağmen Yargıtay içtihadında haklı sebeple fesih olarak kabul edilmiştir. Ayrıca Yargıtay söz konusu kararda ücreti geniş bir biçimde tanımlamış ve söz konusu ücretin içeriğini şu şekilde saymıştır; 4857 sayılı İş Kanununun 24 üncü maddesinin (II) numaralı bendinin (e) alt bendinde sözü edilen ücret, geniş anlamda ücret olarak değerlendirilmelidir. İkramiye, prim, yakacak yardımı, giyecek yardımı, fazla mesai, hafta tatili, genel tatil gibi alacakların ödenmemesi durumunda da işçinin haklı fesih imkânı bulunmaktadır (Yargıtay 9. HD. 16.7.2008 gün 2007/22062 E, 2008/16398 K.).

Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında belirtildiği üzere işçinin ücretini düşük gösterilmesi ya da hiç gösterilmemesi, işçi tarafından haklı fesihe konu yapılabilir.